VE HAKLI ÇIKTIK! Epstein Dosyaları; Global Çaplı *Biyogüvenlik Devleti İnşası Adına Gates, Kurgu Pandemi ve Sistemik Sansür Arasındaki Bağlantıları Yazıyor’!

*Biyogüvenlik Devleti: Toplumun sağlık ve güvenlik gerekçeleriyle (izleme, zorunlu tıbbi müdahaleler vb.) kontrol edildiği yönetim modelini ifade eder.


Her uyarı. Her belgesel. Her makale. Bizi yasaklatan her paylaşım. Hepsi doğruydu. Şimdi ne olacak? Ne yapabiliriz? Okumaya devam edin, bu Substack’i paylaşın, hayatları kurtarmamıza yardım edin! Işık parlıyor! ✨

The Truth About Cancer 8 Şubat 2026

Bakın hele, neler olmuş…

Adalet Bakanlığı’nın, Jeffrey Epstein’ın e-posta kutusundan nihayet çekip çıkardığı ve kimsenin-sahiplenmek-istemediği-çürüyen-bir-ceset gibi dünyanın kapısının önüne bırakıverdiği şeyi gördünüz mü? Evet, evet doğru. Epstein Dosyaları’ndan bahsediyoruz. Yok aslı astarı denilen, o yok efendim “Demokratların düzmecesi”, yok efendim “hayali” olan müşteri listesi aniden pek de gerçek, mühürleri sökülü sökülüvermiş bir belgeye dönüşmesin mi?

Yıllarca—yıllarca—bize komplo teorisyeni dediler. Paylaşımlarımıza ‘yanlış bilgi’ etiketlerini, Pfizer’ın sorumluluk reddi feragatnamelerini basmasından daha hızlı yapıştırdılar. Bizi platformlardan attılar, medya üzerinden hakkımızda yalanlar söylediler ve erişimimizi gizlice kısıtladılar (shadow-ban). Meğer bu sırada milyarderler, bankacılar ve hüküm giymiş bir pedofil arasındaki siyah-beyaz e-postalarda yazılıp çizilen asıl komplo, atıldığı devlet kasasında bizi haklı çıkarmayı bekler dururmuş.

Peki ya şimdi? Eh, şimdi kanıtlar kamuya açık.

Jeffrey Epstein dosyalarının yayınlanması, elit bir pedofili ve şantaj ağını ifşa etmekten çok daha fazlasını yaptı aslında; küreselci seçkinlerin sinsi ajandaları hakkında uyarıda bulundukları için karalanan, sansürlenen, platformlardan uzaklaştırılan ve zulme uğrayan bizler gibi ve diğer sayısız doğruyu söyleyeni haklı çıkardı. Epstein, Bill Gates, bunların pandemi planları ve elbette noktaları birleştirmeye cesaret eden herkesin sistematik olarak susturulması (sansür) arasındaki şok edici bağlantıların hepsi bu belgelerde.

Bizler deli değildik. Sadece erkenciydik. Bunun için de bizden nefret ettiler işte.

Epstein, Gates ve Birlikte İnşa Ettikleri Pandemi “İş Modeli”

Epstein dosyalarındaki en sarsıcı ifşalardan biri, Bill Gates ile olan ortaklığı. Halkla İlişkiler kalemlerinin özenle hazırladığı o “malum görüşmelerden duyulan pişmanlık” terennümlerine kulak asmayın siz. Bunlar öyle sıradan akşam yemekleri filan değil, basbayağı plan-proje toplantılarıymış.

2015 yılında Gates ve Epstein, e-posta üzerinden “pandemi hazırlıkları” ve “DSÖ’yü (WHO) sürece dahil etme” stratejileri üzerine teatide bulunmuşlar. Gates şöyle yazmış: “Umarım kotarırız bu işi.”

Tüy ürpertici resmen.

Bu teatilerden sonra bir de bakıyoruz 2019’da Event 201 simülasyonunu olmuş. Hani o Gates Vakfı, Johns Hopkins Hastanesi ve Dünya Ekonomik Forumu’nun ortaklaşa, COVID-19’un Wuhan’da “gizemli şekilde” belirmesine birkaç ay kala, başka hiçbir şey değil ama küresel bir koronavirüs salgını modelleyeceklerinin tuttuğu pandemi tatbikatından bahsediyoruz. Akıl sır ermez işler bunlar, öyle değil mi?

Fakat gelin şimdi bundan biraz geriye, planın asıl taslağına—pandemiyle mücadele faaliyetlerini sadece mümkün değil, aynı zamanda kârlı da kılacak işin finansal mimarisine gidelim.

Hikâye, tüyler ürpertici bir 2011 e-posta trafiği ile vücut buluyor. O dönem Jes Staley yönetimindeki JPMorgan’dan bir müdür, Juliet Pullis tarafından Jeffrey Epstein’e detaylı bir soru listesi iletiiliyor. Kaynağı mı merak ettiniz? “Gates için fikir çalışması yapan JPM ekibi.

Sorular net: Hedefler neler? Bağışlar açıktan mı yapılacak yoksa isimler gizli mi kalsın istiyoruz? Yatırım ve hibeleri kim yönetecek? JPMorgan burada hayırsever bir uzmana filan danışmıyor; trilyon dolarlık bir banka kalkmış, hüküm giymiş bir suçluya Bill Gates için milyar dolarlık bağış kampanyası nasıl yapalım diye soruyor.

Bunu bir hazmetmek ister misiniz önce?

Epstein’den gelen cevap ise gayet kendinden emin ve işbilir çıkıyor. Gates-Buffett “Verme Andı” (Giving Pledge) ile ilişiği bulunan “yıldız” bir yöntemi kurulu kadrosu sıralıyor kendilerine. Taahhüdünü aldıkları milyarlarca dolar olduğundan bahisle bir de kendince tespitte bulunuyor Epstein: “Hepsinin vergi danışmanı var ama parayı nasıl vermeleri gerektiğinden bihaberler.” Bu noktada çözümü mü ne? JPM sürecin entegral parçası olmalı. Danışmanlık değil… operatör, uyum denetçisi olarak görev almalı. Staley’nin cevabı: Konuşmamız lazım.

Temmuz 2011’e gelindiğinde ise planın daha da gelişmiş olduğunu görüyoruz. Staley’e gönderdiği ve Gates’in baş bilim danışmanı Boris Nikolic’i de kopyaya eklediği bir e-postada Epstein, ana temayı muştuluyor: Bill’e aşılar için daha fazla para sağlayacak, silo tabanlı bir teklif.

Pandemi kurguluyoruz ama “bilimsel araştırma”ya yatırmak için değil, “daha iyi halk sağlığı altyapısı” kurmak için de değil… “Aşılar için daha fazla para” topluyor Bill bey. Bu, hayırseverlik dili değil, açık ve net bir sermaye oluşumu dilidir. Bu, planladıkları yapılanmada artık en uç mertebelere kadar ilerlemiş olduklarını gösterir.

Ağustos 2011’de JPMorgan’ın 2 trilyon dolardan fazla varlığı yöneten Varlık Yönetimi bölümü CEO’su Mary Erdoes, Epstein’a (tatildeyken) ek operasyonel sorular içeren bir e-posta gönderiyor.

Epstein’ın cevabı ise tam manasıyla nefes kesici:

  • Ölçek: İki yıl içinde “milyarlarca dolar”, 4. yıla gelindiğinde “on milyarlarca dolar”.
  • Yapı: Bağışçılar, tıpkı yatırım fonları gibi “silolar” arasından seçim yapacak.
  • İşin Can Alıcı Noktası: Ve fakat, bilhassa aşılar için denizaşırı (offshore) bir kola da hazırlıklı olmalıyız.

Denizaşırı kol. Aşılar için. Hayırkurumundan bahsediyoruz. Bunun ne anlama geldiğini iyice bir düşünelim.

Yani, 2020 Mart’ında dünya artık panikler haldeyken, kurgunun finansal işleyiş mekanizmaları da çoktan hazır edilmiş durumda. Yatırım araçlarından, bağışçı fonlarına, Swiss Re gibi yerlerdeki reasürans ürünlerinden malum simülasyonun elkitaplarına kadar, herkes hazır, her şey yolunda.

Pandemide bunların işi-gücü sekteye uğramadı ki hiç, bilakis, BÜYÜK AÇILIŞ’larını yaşadılar hepbirlikte.

Epstein’e biçilen rol insan kaçakçılığı ve fuhuş ticaretinin çok ötesine geçmiş, artık o, küresel elitler için bir iş kolaylaştırıcı ve şantaj operatörü haline gelmişti. COVID-19 güç gaspını—maske zorunlulukları, karantinalar, sansür ve mRNA enjeksiyon baskısı—kurgulayan o güçler, bizim gibi eleştirel seslerin de susturulmasını sağladı.

Gates, Epstein ile belgelenmiş ilişkisine rağmen (Epstein’ın 2008’deki mahkumiyetinden sonra “Lolita Express” ile yapılan çok sayıda sefer), hâlâ özgürce dolaşıyor. Televizyonlarda boy gösteriyor. Devlet başkanlarına danışmanlık yapıyor. Hâlâ “küresel sağlık girişimlerini” finanse ediyor ve dijital kimlikleri, aşı pasaportlarını ve iklim karantinalarını yasalaştırmaya çalışıyor.

Minvalde, dostumuz Joby Weeks gibi insanlar suçlama bile olmaksızın ev hapsinde tutulabiliyor ve bizim gibi sesler, tam da bunları söylediğimiz için sosyal medya platformlarından atılıyoruz, gelirlerimiz kesiliyor ve kariyerlerimiz yok ediliyor.

Biz demiştik size. İçten içe siz de biliyordunuz aslında. Artık e-postalar da elinizde.

Sansür: Elitlerin Suçlarını Örtmek İçin Kullandığı “Yanlış Bilgidir” Yaftası

Epstein dosyaları sadece suç teşkil eden davranışları değil, aynı zamanda gerçeğin sistematik olarak bastırılmasına yönelik oyun planını da ifşa ediyor. Epstein’ın ensesi kalın dostları bizzat FBI, Adalet Bakanlığı ve medya tarafından korunurken, bildiğimiz gibi Facebook (Meta), YouTube (Google) ve Twitter gibi platformlar bunu konuşan herkese karşı savaş başlatmıştı.

Şu cürret ve cesarete bakar mısınız?

Bizi COVID-19’a “sahte pandemi” dediğimiz için ve bugün artık artık inkar edilemez hale gelmiş aşı hasarı verilerini ifşa ettik diye sosyal medya ortamlarından kovdular.

Aşağıda, kaldırılan ilk Facebook gönderimizin ekran görüntüsü var; bu gönderiyi daha sonra, bizi Dr. Joseph Mercola ve Bobby Kennedy’nin ardından dünyanın en tehlikeli 3. kişisi olarak adlandırdıkları ve “Dezenformasyon Düzinesi” (Disinformation Dozen) dedikleri dijital hedef listesinde, ne denli cani olduğumuzu göstermek için “Kanıt A” diye sergilediler. Saldırdılar, hakkımızda yalan söylediler ve yetmezmiş gibi medyaya, sosyal medyaya ve halka lince ortak olmaları için baskı dahi yaptılar: saldırı, tehdit yağmuru ve toplum dışına itme yarışındaydılar.

Adalet Bakanlığı ve CDC’nin (Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri) tarafından bugün doğrulanmış e-postaları, bilgi ve belgeleri ogün paylaştık diye “tehlikeli” damgası vurdular. Oysa mesele hiçbir zaman “güvenlik” değildi. Mesele hakim anlatıyı kontrol altında tutma gayesiydi.

Onlarca yıl boyunca Epstein’ın suçlarına göz yuman—kameraların “tesadüfen” bozulduğu maksimum güvenlikli bir hapishanede “intihar etmesine” izin veren—aynı kurumlar, birdenbire “kabul edilebilir söylemin” acımasız salon başkanları haline geldiler ve sadece kendi onayladıkları hikayelerin anlatılmasını sağladılar.

Teknoloji (Big Tech), Medya (Big Media) ve Devlet (Big Government) mekanizmaları aynı kalkan şebekesinin unsurları. Epstein’in müşteri listesine nasıl kalkan oldularsa şimdi de pandemi felaketinin mimarlarını korumaktalar. İz sürüp noktaları birleştiren bağımsız gazeteciler, araştırmacılar ve bizim gibi sağlık savunucuları ise sistematik olarak susturulduk, üzerimiz çizildi.

Neden mi? Çünkü haklıydık ve bu onlar için en büyük tehditti.

Hedefin tam üstüne geldiğinizde, uçaksavar ateşi de en yoğun halini alır ya hani, işte biz resmen yaylım ateşine tutulduk.

Gerçek Suçluları Korurken Bizim Hakkımızda Yalan Söylediler

Burada olup biteni tam anlamak lazım:

Bizler kanser endüstrisini, Büyük İlaç Şirketlerinin (Big Pharma) yolsuzluklarını ve doğal sağlık çözümlerinin önünün kesilmesini ifşaya onyıllarımızı verdik. The Truth About Cancer belgesel serisini hazırlayarak dünya çapında milyonlara ulaştık. Aşıların yarattığı hastalık tufanı, sansür uygulamaları ve yaklaşan tıbbi tiranlık konusunda halkı COVID-19 başlatılmadan yıllar öncesinden uyardık.

Onlar ne yaptılar? Bize “Komplo Teorisyeni”, “Aşı Karşıtı” ve “Katil” dediler. Tehlikeli ilan ettiler.

Kasıtlı olarak verdiğimiz yalan-yanlış bilgilerle (mezenformasyon) insan öldürdüğümüzü söylediler.

Facebook bizi yasakladı. YouTube videolarımızı sildi. Ana akım medya karalama yazıları yayınladı. PayPal hesaplarımızı dondurdu.

Tüm bunlar olurken; Jeffrey Epstein ile bağları ispatlı, Epstein’in mahkumiyetinden sonra bile uçağına defalarca binmiş, Epstein’ın sağladığı Rus kızlardan zührevi hastalık kapmış, o zamanki eşi Melinda’ya da, özrü olmayan bu sapkın kaçamakları fark etmesin diye, çaktırmadan verebilmek için Epstein’dan antibiyotik ayarlamasını talep etmiş zat—evet, işte O Bill Gates—yeryüzünün sağlık kahini olarak her büyük haber kanalında boy gösteriyordu.

Eşzamanlı olarak; Kongre’ye yeminli ifadesinde yalan söyleyen, maskeler, karantinalar ve aşılar konusunda sürekli çark eden Anthony Fauci, bir aziz gibi el üstünde tutuluyor, Time dergisinde “Yılın Muhafızı” seçiliyordu.

Tüm bunların yanında; hileli pazarlama, rüşvet ve usulsüz ödemeler nedeniyle 2,3 milyar dolarlık ceza almış bir şirket olan Pfizer’a, hakkında tazminat davası açılamasın diye sorumluluktan muafiyet zırhının yanısıra, uzun vadeli hiçbir güvenlik verisi bile sunmamışken, piyasaya rekor kısalıkta bir sürede aşı çıkarması için vergi mükelleflerinin milyarlarca doları verildi.

Tehlikeli olan biz miydik?

Hayır.

Biz doğruyu söyleyenlerdik. Bu da bizi düşman yaptı.

Silah haline Getirilmiş Kurumlar: Epstein’ın Şantajından Sizin Dijital Kimliğinize

Epstein’inki asla salt sapkınlık amaçlı bir şantaj operasyonundan ibaret değildi; olay, bir kontrol ağı oluşturmaktı. Dosyalar, istihbarat servisleriyle (Mossad, CIA), JPMorgan ve Deutsche Bank gibi finans devleriyle ve dünya genelindeki siyasi liderlerle sıkı fıkı bağlarını ortaya koyuyor.

Bunlar, şu anda aşağıdaki ajandalar için bastıran aynı şebekedir:

  • Büyük Sıfırlama (The Great Reset)
  • Dijital Kimlik
  • Merkez Bankası Dijital Para Birimleri (CBDC’ler)
  • 15 dakikalık şehirler
  • Karbon ayakizi üzerinden sosyal kredi sistemi
  • Aşı pasaportları

Noktaları birleştirelim ve siz görmeyin diye çırpındıkları planları afişe edelim:

Finansal Kontrol:

JPMorgan, Epstein’le ilgili basbas bağıran uyarı sinyallerine rağmen bankacılığını yaptı; içeride işaretlenen ancak görmezden gelinen 1 milyar doların üzerinde şüpheli işlemi vardı. Biliyorlardı. Umursamadılar. 290 milyon dolar ceza ödeyip yollarına devam ettiler.

Şimdi ise Bank of America, Chase ve PayPal gibi bankalar; muhafazakarları, tır şoförlerini, sağlıkta özgürlük savunucularını ve resmi anlatıyı sorgulayan herkesin hesaplarını kapatmakla meşgul (debanking). Kanadalı tır sürücüleri. Silah dükkanları. Kripto para girişimcileri. Hedef aynı: muhalefeti cezalandırmak ve ekonomik hayatı kontrol etmek.

CBDC’ler devreye girdiği anda oyun biter; bunlar vatandaşın boynuna geçirecekleri dijital tasmadır. Kapatılabilen, kısıtlanabilen veya kullanım süresi dolabilen programlanabilir para. Başka bir deyişle sosyal kredi.

Tıbbi Tiranlık:

Büyük İlaç Şirketleri’nin total kontrolü altında olan FDA, CDC ve DSÖ bakın hangi yalanları söyledi:

  • COVID’in kökeni (Wuhan laboratuvar sızıntısı komplo teorisi denilerek reddedildi)
    [Bu noktada Bollinger’la aynı fikri paylaşmıyoruz. Virüsle hastalık oluştuğu teoremi bilimsel olarak ispatsız, ancak üzerine koca bir aşı endüstrisi kurulu olduğu için dokunulmaz ilan edilmiş bir safsatadır.]
  • Aşı etkinliği (“%95 korur” sözü “sonsuza kadar hatırlatıcı dozlara ihtiyacınız var”a dönüştü)
  • Doğal bağışıklık (üstün olmasına rağmen görmezden gelindi)
  • Erken müdahale ile verilen tedaviler (sansürlenip alay konusu edşken Ivermectin, hidroksiklorokin, D vitamini)

Tıpkı onlarca yıldır kansere bulunan çarelere, detoks protokollerine ve Büyük İlaç Şirketlerinin kârını tehdit eden her şeye yaptıkları gibi doğal sağlık savunucularına saldırdılar. Bunlar sağlık kuruluşu filan değil; ilaç endüstrsinin laboratuvar önlüğü giymiş kâr koruma kollarıdır.

Siyasi Yolsuzluk:

Epstein’ın şantaj ağı elitlerin dokunulmazlık kalkanıydı. Müşteri listesinde devlet başkanları, prensler, CEO’lar, bilimadamları ve medya patronları var.

Diğer yanda gerçek muhaliflere—gazetecilik yaptığı için hapiste çürütülen Julian Assange, kitlesel gözetlemeyi ifşa ettiği için sürgün yiyen Edward Snowden ve bizim gibi gazetecilere—zulüm, hapis, banka hesabı kapatma, iftira/karalama dolu yazılar ve/veya bitmez tükenmez karakter suikastı reva görülmekte.

İki ayrı adalet sistemi: Biri onlara çalışıyor, diğeri size. Biri Epstein’ın dostlarına, diğeri doğruları söyleyenlere.

İleriye Giden Yol: İfşa Oldular. Şimdi İnşa Etme Zamanı.

Epstein dosyaları kanıtın da ötesinde, sistemin iliklerine kadar çürümüş olduğunun beyanıdır. Ancak işin güzel tarafı şu: Bu dosyalar bizi tamamen haklı çıkarıyor.

Her uyarı. Her belgesel. Her makale. Bize yasak getiren her paylaşım. Hepsi doğruydu.

Küreselcilerin boyunduruğu zayıflıyor. Hakikatler—o belgeli, çirkin gerçekler—saklamaya çalışıp da beceremedikleri o dosyalardan cerahat gibi sızıyor. Bize yalancı dediler ama e-postalar komplonun mimarının kendileri olduğunu gösteriyor. Sesimizi kıstılar, sansürlediler; fakat bu sadece seslerimizi daha da gerekli kıldı.

“Epstein intihar etmedi. COVID-19 doğal değildi. [Ed-not: COVID 19 diye bir hastalık ve böyle bir hastalığa sebep olacak “virüs” diye bir şey ortada yoktu.] Aşılar ne güvenliydi ne de korumaktaydı. Bizlere uygulanan sansürün sizi korumakla ilgisi yok, kendilerini korumakla ilgisi vardı.

Ve şimdi? Şimdi bu haklı çıkmışlığı bir yakıt olarak kullanma zamanı. İntikam için değil, devrim için. Hakikat, sağlık, özgürlük ve adalet devrimi için.

Bizi gömmeye çalıştılar. Tohum olduğumuzu bilmiyorlardı.

Epstein dosyaları suçüstü kanıtıdır. Geride bıraktıkları yazılı bir suç izidir. E-postalarda, finansal yapılarda ve denizaşırı hesaplarda kaleme aldıkları bir itiraftır.

Dosyalar, başından beri söylediklerimizi kanıtlıyor:

  • Sistem hileli.
  • Elitler suçlu.
  • Pandemi planlıydı.
  • Sansür koordineliydi.

Ve biz haklıydık. 👍”

Ty & Charlene Bollinger The Truth About Cancer